Manevi Sultanlarıyla Osmanlı Tarihi

Önsöz


Asırlardan beri birçok yerli ve yabancı üniversite Osmanlı`yı incelemek üzere bölümler kurmuş, birçok tarihçi bilim adamı Osmanlı hakkında kitaplar yazmış, Osmanlı hakkında sayısız seminerler ve konferanslar düzenlemişlerdir. Osmanlı niçin bu kadar önemlidir? Cevabı açıktır; Osmanlı`yı tanımadan dünya tarihi bilinemez ve yazılamaz, en azından eksik kalır.

Osmanlı`yı tanımak ve öğrenmek isteyenler için çok sayıda kaynak vardır. Ancak bu kaynaklar daha ziyade ilim adamlarına ve araştırmacılara hitap edecek şekilde çok tafsilatlı ve geniş kapsamlı olarak yayınlanmışlardır. Bu nedenle bu kitapların Osmanlı hakkında bilgi edinmek isteyenlerce alınıp okunması oldukça zordur. Buna ek olarak bu kaynakların hiç birinde Osmanlı`yı Osmanlı yapan en başta Padişahlara olmak üzere bütün devlet erkanına yol gösteren, onları irşad eden Alimlerden ya bahsetmemekte veya sadece isimleri zikredilmekte veyahutta haklarında özet bilgiler` verilmektedir.
 
İşte bu kitabın amacı, hem okuyucuya yanında taşıyıp her yerde okuyabileceği bir Osmanlı Tarihi vermek ve hem de Osmanlı`nın Manevi Sultanları`nı zamanlarındaki Padişahlar ile birlikte tanıtmaktır. Özetle Padişahların arkasındaki Allah dostlarını tanıtmak, onların dualarıyla ve yetiştirdikleri müridlerle, Osmanlı`nın anlaşılamayan başarısını anlaşılır kılmaktır. Çünkü Manevi Sultanlar, Osmanlı`nın olmazsa olmazlarıdır. Çünkü Osmanlı onların dualarıyla Allah`ın yardımını hak etmiş ve yükselme devri` boyunca âleme nizam vermiştir.
 
Muhakkak ki bu kitapta eksikleriıniz vardır, bu eksikliklerin okuyucularımızın ve ilgili ilim adamlarımızın yardımları ile giderileceğine inanıyoruz. Bu kitabın hazırlanmasında emeği geçen bütün kardeşlerimize teşekkürü bir borç biliriz.
 
Sonsöz

Osmanlı Sultanları, her zaman ülkelerine hizmet eden Sultanlar oldular. Onlar, başka hiçbir kavmin hükümdarlarıyla kıyaslanmayacak kadar milletleri için çalıştılar ve kendilerini Allah`ın kölesi saydılar. Ömürleri boyunca maddi ve manevi çalışmalarıyla hem kendi milletinin şanını yücelttilcr hem de zalim hükümdarların emri altında inleyen insanları kurtararak onlara Allalh’ın mutluluk (kurtuluş) reçetesini ulaştırdılar. Dünya, o devirde ancak Osmanlı ile adalete, hoşgörüye ve medeniyete kavuştu.
 
Murat Hüdavendigar, savaş alanında şehit oldu. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul`u fethettikten sonra Anadolu`yu bütünledi ve Karadenizi bir Türk gölü haline getirdi, Mora ve Sırbistarn’a kadar uzandı. Ömrü yetseydi Roma’ yı da fethedecekti. Yavuz Sultan Selim, dini saptıran İran Şah’ı İsmail`e gerekli dersi verdi. Aşılması neredeyse imkanız olan çölleri aşarak Mısır’ı fethetti. Kanuni Sultan Süleyman, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirdi. Süper devletin adil bir hükümdarı olarak dünya politikasını kontrol etti ve istediği gibi yönlendirdi.
 
Dünyaya nizam veren Osmanlı Devleti, tarih sahnesinden çekilirken bile Çanakkale`de muhteşem bir zafer kazanarak emperyalist güçlere ders verdi. Her ne kadar Osmanlı`yı sevmeyenler Osmanlı aleyhindeki çalışmalarına devam etseler de, dünyaya nizam verecek, sulh ve sukunu tesis edecek olan Osmanlılar`ın torunlarıdır. Unutmamalıdır ki, bu Allah`ın vaadidir ve çok yakın bir gelecekte mutlaka gerçekleşecektir (Saf suresi 8-9, Tevbe suresi 32-33).
 
Osmanlı olmak, Allah`a dost olmak demektir. Allah`ın dostu olmak ise, kalbten bir dilekle O`na ermeyi istemek ve sonrasında bütünüyle teslim olmak demektir (Ali İmran 103, Zümer 54). Bütünüyle Allah`a teslim olmak, ancak O`nu her daim zikretmekle mümkündür. (Nisa 103, Ali İmran 191).
 
Yeni Osmanlılar Derneği